15 Nisan 2015 Çarşamba

Kaçsam mı bırakıp?

Hiç bu dünyaya yetmediğiniz hissine kapıldınız mı? Hiçbir şeye yetişemeyip oyundan atılmaktan korktunuz mu? Kafamda milyonlarca düşünce dönüyor. Sanki annem mahalledeki arkadaşlarıyla gün yapıyor kafamın içinde. Kocaman bir gürültü içindeyim. Ne kendimi duyabiliyorum ne de başkalarını anlayabiliyorum. Hiçbir şey tam değil. Hissettiklerim, gördüklerim, düşündüklerim. Güne meyveli yoğurtlar yiyerek başlamaya karar verdim bu arada ve vücudumdaki lekeler artmaya başladı. Her gün lekelerimi gördüğüm zaman stres yapacak bir olayım da kalmadı geçerler yakın zamanda diyip duruyordum ama bugün lekelerimin daha da arttığını gördüğümde kendime kocaman bir bok çukurunda boğuluyorsun da haberin yok deme cesaretini gösterebildim. Öyle ufak şeyler beni darmaduman etme başarısı gösteriyor ki ben bile şaşırıyorum bu ani ruh değişimlerime. Düşünemez, hissedemez oldum. Sürekli bir şeyleri çözmeye uğraşmaktan yoruldum artık. Bir şeyler düzenlemekten, planlar yapmaktan bıktım. Günlerce uyusam arınamayacağım yorgunluklarım var. Yapmacık insanlardan, her şeyi ben bilirimcilerden, kendinden başka kimseye saygısı olmayan bencil insanlardan, kendine saygısı olmayan aptal insanlardan, çıkarcılardan hepsinden bıktım! İnsanlara kendimi anlatmaktan yoruldum. ‘Acaba bunu yanlış anlarlar mı?’ ‘Ay şunu şöyle yapayım da sorun çıkmasın.’ ‘Şunu haber edeyim de kızmasın.’ İçimdeki son tahammül kırıntılarını da tüketiyorum yavaş yavaş. Dönüşeceğim şeyden korkmasam bu kadar da üzülmem aslında. Aman, ne kadar yazsam da böğrümdeki ağırlığın geçeceği yok. Burada keseyim ki sizleri de bu yazdığımı okuma azabından kurtarayım. Hadi eyvallah!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder