15 Ocak 2015 Perşembe

ropdöşambır giyen ajanlar.

yürüyoruz.

aslı'nın uzaktan akrabaları ile görüşmek için ankara'nın bilmediğimiz bir semtine gittik. aile temiz gözüküyor, araştırdım. ancak evde aslı'dan 4-5 yaş büyük bir erkek çocuk var. garibim teyze de aslı'yı gelin olarak almak istiyor herhalde. benim varlığımdan haberleri yok henüz. eve yaklaşıyoruz. içimde bir sıkıntı var.

tekrar telefon ettiler, nerede kaldığını sordular. son 1 saatte altı kere aradılar. canımı sıkan durum bu. bir terslik var. son 3 aramalarında farklı bir telefon numarası kullandılar. hemen sorgulattım, sahte numaraymış. evin 200 metre ilerisindeyiz. bağlı olduğum birime haber verdim. en yakın iki adamlarını gönderiyorlar. şansıma derviş ve volkan geldi. derviş sürücü koltuğunda oturuyor, derviş arabadan inmeden hemen aslı'yı arabaya bindirdim. arka tarafa geçip koltukların arasına saklandı. derviş'e en yakın karakola gidip aracı otoparka bırakmasını tembihledim. iki tane de polis memuru görevlendirmesini istedim, aracın başında duracak. aslı'ya da ben gidip aslı'yı alana kadar arabadan çıkmamasını sıkı sıkı tembihledim.

volkan'la beraber kaldık. sokağın başına kadar yürüdük. hedef evin karşısındaki kaldırımdan yürüyerek evin önünden geçtik. apartmandaki hangi daire olduğunu hesapladık, ışıkları yanmıyordu. iyice kıllandık. sokağın öbür başına kadar gidip geri dönmek istedik. bu sefer apartmanın kapısının önünden geçtik. etrafı kolaçan ettik. karşı apartmandan daireyi görebileceğimiz bir yer seçtik. 100 metre ileride başka bir araçla gelen derviş'i gördük, girdiğimiz apartmana bizden 10 saniye sonra girdi. çatıya çıkıp hedef daireyi gözetlemeye başladık. derviş keskin nişancı ama 5 numara miyop. tüfeğini de getirmiş, çantasında. 3 kişi olduklarını söyledi.

volkanla aşağıya inip karşı apartmana girdik. kapıyı kırıp içeriye baskın yapmayı düşünüyoruz. çünkü derviş, evin kapısına içeriden yaklaşanları görebilecek bir açıya sahip, terslik olursa derviş sorgusuz indirecek adamları. kapının önündeyiz. silahlarımızı çekiyoruz. kapı çelik. kapıyı kırmaya çalışsam ben bir yerlerimi kırarım. hatta benden iki tane dahi olsa o kapı kırılmaz. volkan'a bakıyorum n'apalım diye. kendinden emin bir şekilde kapıyı kırmak için geriliyor. yaklaşıp tekmeyi atıyor, kapı, berber kapılarına asılan boncuklar gibi açılıyor. içeriye giriyoruz. daha ne olduğunu anlamalarına fırsat vermeden birini bacağından vuruyoruz, volkan da diğerini bayıltmış. üçüncüye de silahı doğrultunca teslim oluyor. hemen bağlıyoruz adamları. bayılanı ellerinden ve ayaklarından bağlıyoruz. evde tavana asılı bir kanca bulup birinin ellerini bağladığımız ipi kancadan geçirdikten sonra diğerinin ellerini bağlıyoruz. tipik cüneyt arkın filmlerinden bir sahne önümüzde sanki.

derviş de çatıdaki mevziyi bırakıp yanımıza geliyor. içeri girince kapıyı kapatmasını söylüyorum, kapıyı hızlıca itiyor. kapı kapanıp tekrar açılıyor. derviş önce kapıya sonra kilide bakıyor. "bunu nasıl kırdınız lan hayvanlar" diye içeri giriyor. volkan'ın kendinden emin sırıtışı suratındaki yerini alıyor.

adamları konuşturmak için bir temiz dövüyoruz. suratları tanınmayacak hale geldi. konuşmuyorlar.

dinlenmek için verdiğimiz arayı bitiren yumruğu volkan, bacağını yaraladığımız adama atarak bitiriyor. tam biz de tekrar girişecekken, telefonum çalıyor. "hemen çıkın oradan" diyen amirim. cevap vermeden telefonu kapatıyorum. belimden silahımı çekip, behzat amirim gibi bacağımı kullanarak mermiyi silahın namlusuna sürüyorum. parmağım tetikte. tek bildiğim arkada iz bırakmamak. tereddüt etmiyorum.

çaaaaaaat.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder